Nedir Şu Progresif Dedikleri?


Sizi bir sonraki bölüme hazırlayan ve yavaş yavaş değişen melodiler, özenle ayarlanmış enstrüman tonları, ritim ve gam değişimleri, alışılmadık akor geçişleri.. “İlerleyen” ve “Gelişen” gibi anlamlara gelen “Progressive” kelimesi pek çok müzisyen ve topluluğu tanımlamak için kullanıla gelmiştir.  Bazen sadece karmaşık olduğu için, bazen yenilikçi olduğu ve döneminin müziklerine benzemediği için, bazense hali hazırda progresif bir müziğe benzediği için böyle isimlendirilmişlerdir. Buna karar vermek bir oranda dinleyiciye bağlı olmakla beraber, gelişerek ilerleyen bir kompozisyon yapısı önşarttır diyebiliriz.

60’lı yılların sonunda Psychedelic Rock’taki hatalı enstrüman tekniğini eleştiren bir grup Klasik Müzik ve Caz armonisine hakim rock müzisyeni tarafından, birçok farklı tarzdan ilham alma sonucunda ortaya çıkarılan Progresif Rock; zaman zaman yirmi dakikayı aşabilen ve günümüz pop şarkı formatından oldukça uzak kompozisyon yapısıyla, dönemin müziği olacak kadar büyük bir dinleyici kitlesine ulaşmıştır. İlk popüler olduğu dönemdeki King Crimson, Yes, Genesis, Jethro Tull, Pink Floyd, Camel ve Rush gibi temsilcilerini 90'lı yıllardan sonra günümüze kadar uzanan süreçte; Opeth, Porcupine Tree, Dream Theater, Tool ve Pain of Salvation gibi progresif kabul edilen daha yüzlerce topluluk takip eder.. Takip eden yıllarda ise Progresif kelimesi farklı tarzların içindeki sıradışı müzisyenleri anlatmak için kullanılan bir terim haline gelir.

Geleneksel rock enstrümanları dışında keman, üflemeli çalgılar ve çeşitli orglarda kullanan Progresif rock gruplarının kendilerine has soundlarını yaratmalarında önemli pay sahibi olan enstrümanlara örnek olarak Hammond Org, Moog Synthesizer ve Mellotron verilebilir.

Hammond Org 

Kilise orgu oldukça büyük ve ağır olduğu için ona alternatif olarak 1935’te Laurens Hammond’un tasarladığı Hammond Org, 60’lı yıllardan sonra rock müziktede kullanılmaya başlamıştır. Kilise müziği, blues, caz ve rock müzikte kullanılan bu çalgı aletinin B3 ve C3 olmak üzere iki çeşidi bulunmaktadır. Rock müzikte ise daha çok B3 kullanıla gelmiştir.

Moog Synthseizer

Pop ve bazı film müziklerinde kullanılan ve analog bir synthesizer olan Moog, elektrik ve fizik mühendisi olan Robert Moog tarafından tasarlanmıştır.


Mellotron 

Nostaljik tonları olan ve İngiltere’de üretilen bir klavye olan Mellotron genellikle psychedelic, post ve punk gruplarınca kullanılmıştır. Moog synthesizer ile çok uyumludurlar.


5 ALBÜMDE PROGRESİF MÜZİK 


1. Beatles - Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band

İlk yapılan konsept albüm olarak gösterilen “Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band” şiirsel ve mizahi yapısıyla çok farklı dinleyici kitlelerine hitap etmiş ve progresif rock’ın kapılarını aralamıştır. Popüler müzik ile underground müzik öğelerinin kesiştiği ilk albüm olması sebebiyle devrim niteliğinde olan bu albümün kapağında: Bob Dylan, Sigmund Freud, Aleister Crowley, Edgar Allan Poe, Karl Marx, Oscar Wilde, Marlon Brando gibi isimler resmedilmiştir. Bu albümdeki Within You Without You isimli parçada bir klasik hint müziği çalgısı olan Shruti box kullanılmıştır. Bu enstrümanın muhtemel kullanılma sebebi George Harrison’un hindistan kültürüne olan ilgisidir. Bu parçanın ardından Opeth’ten Atonement dinlemek isteyebilirsiniz. Zira benzerliği görünce şaşıracak, farklılığı görünce aranjenin nelere kadir olduğunu anlayacaksınız




in-the-court-of-the-crimson-king_thu
2. In the Court of the Crimson King 


 1969 yılında yayınlanan ve ilk progresif rock albümlerinden olan “In the Court of the Crimson King” ingiltere listelerinde 3. sıraya kadar yükselmiş ve kendinden sonra gelen onlarca grubun ilham aldığı bir mihenk taşı albüm olmuştur. Gitarı adeta bir synthesizer gibi kullanan gitar dehası Robert Fripp ve arkadaşları, bol alterasyonlu jazz armonisi ve batı senfonisinin birleşimiyle kendine has bir sound yakalamıştır.



cover_5631419102008_thumb
3. Yes – Fragile

Senfonik ve Progresif rock deyince akla ilk gelen gruplardan olan Yes, 70’lerin başına damgasını bu albüm ile vurmuştur. Roundabout her progresif severin dinlemesi gereken, harika bas gitar tonlarına sahip bir parça.

4. Camel – Camel
114990322_thumb
1970'lerden günümüze kadar gelen, klavye ve gitar soloları ile pek çok müzisyene ilham kaynağı olan Camel’ın kendi adını taşıyan bu ilk albümünde Progresif rock müziğin farkı olan kompleks akor yapılarını açıkca görebilir, avangard klavye melodilerinin ardındaki dehayı hissedebilirsiniz. Rüya kraliçesini arayan “Mystic Queen”, insan oğlunun sonu ve tanrının gazabı hakkında vaazda bulunanlara karşı insanın yaşama dürtüsünü anlatan “Never Let Go”, ayrılık hakkında yazılmış olan “Seperation” ilk dinleyişte çoğu kişinin seveceği parçalardan.



R-619057-1157111372.jpeg_thumb

5. Camel – Mirage

Progresif rock tarihinin en önemli parçalarından biri olan Lady Fantasy’nin bulunduğu albümde diğer dikkat çeken parça, Latimer tarafından Lord of the Rings romanından ilham alınarak bestelenen Nimrodel’dir. İlginç bir şekilde bu albümde kötü şeylerin anlatıldığı yerlerde müzik size huzurlu hissettirerek ters bir etki yaratır; örneğin büyücü Gandalf'ın düşüp gözden kaybolduğu kısımda bunu açıkca görebilirsiniz.


Progresif Rock'ın en geniş kitlelere ulaştığı bu ilk yıllarını 5 albümle özetlemek mümkün değil elbette. Fakat benim daha çok dinlediğim 90'lı yıllardan günümüze kadar müzik yapan Prog Rock grupları olduğu için bu üstünkörü yazıyı bir fikir vermesi açısından yazmak istedim.. Müzikle kalın.

Yorumlar

Yorum Gönder