Sevgi Frekansı Zırvalığı



Titreşimlerin İyileştirici Gücü…

Sevgi frekansı olarak adlandırılan 528 Hz titreşimleri, varolan herşeyin kalbine dokunabiliyor. Tüm varlıkların kendine has titreşimleri var, hatta içimizdeki organların da ayrı ayrı titreşimleri olduğu hesaplanmış durumda.

Şöyle bir kitap alıntısı gördüm ve midem bulandı. Herhangi bir bilimseverin, hepsi birbirinin kopyası olan bunun gibi sahte bilim ifadelerini görür görmez tanıması zor değil. Yinede araştırmaya karar verdim buna inanan insanları görünce. Eski çağlarda bir delinin kuyuya attığı taşı kırk akıllı çıkaramazmış ama neyseki artık akademik literatür var.


Çeşitli şifaları barındırdığı iddia edilen "Solfeggio frekansları" 99 yılında Leonard Horowitz adında bir diş hekimi tarafından ortaya atılmış. Horowitz bu belirli frekansların DNA'yı onardığı, kan dolaşımını düzene soktuğu, böbrek fonksiyonlarını düzenlediği, hipofiz bezi, kalp, tiroid, karaciğer, sinir sistemi ve bağışıklık sistemine iyi geldiği gibi iddialarda bulunmuş.


337 Hz: Kan dolaşımını düzene sokar

537 Hz: Endokrin sistemini düzene sokar (büyüme, gelişme, cinsellik, metabolisma ilşe alakalı hormonal denge)
625 Hz: Böbrek fonksiyonları
635 Hz. Hipofiz bezi (pituary)
654 Hz: Pankreas
662 Hz: Epifiz bezi (pineal)
696 Hz: Kalp
751 Hz: Karaciğer
763 Hz: Tiroid
764 Hz: Sinir sistemi
835 Hz: Bağışıklık sistemi
1335 Hz: Adrenalin, stresle mücadele
1565 Hz: Ruhsal şifa

Her bir organ için basenden sallama yöntemiyle belirlediği farklı frekansları kendince kanıtladığını göstermek için kullandığı yöntem ise nümeroloji. :) Yeni bir buluş yapıldığında Kuran'da ya da İncil'de onun yazdığını iddia eden din tüccarlarının kullandığı Nümeroloji, bilimsel geçerliliği olmayan bir sahte bilim konusu. Çünkü bu yöntemle verilere göre sonuç üretilmiyor, istenen sonuca göre veriler seçiliyor. Zaten 'varolan herşeyin kalbine dokunan' birşeyi başka türlü nasıl kanıtlarsınız ki? :D


Bu frekansların bir faydası olduğunu destekleyen deneysel ya da teorik tek bir bilimsel kaynak yok. Zaten genetik hakkında herhangi bir eğitimide yok ilgili şahsın. Aynı zamanda "aşı karşıtı" bir diş hekimi kendisi. :D Sağlıklı olduğuna göre çocukken aşılarını olmuş belliki.


Vücudumuzda her saniye milyonlarca hücredeki DNA hasar görüyor. Onarım için DNA’da hasar görmüş kısmın yedeği, kromozomların uçlarında bulunan telomerlerden kesilip DNA’ya yama gibi dikiliyor diyebiliriz kısaca.(Hatta zamanla sürekli onarım yüzünden bu telomerler kısalıyor ve onarım oranı düştüğü için yaşlanıyoruz) Sonuç olarak spesifik bir frekansın DNA onarımını arttırması, ya da herhangi organa faydalı olması için sebep yok. Neden yok? Çünkü bir cismin sese vereceği tek tepki rezonansa girmektir. Cisimler sese titreşerek karşılık verirler, bu ses cismin temel frekansına ya da doğuşkanlarına denk gelirse daha çok titreşerek karşılık verirler, hepsi bu.. Herhangi frekansın organları iyileştireceğini söylemek, hepimizi aynı şekilde çektiğini bildiğimiz gezegenlerin aşk hayatımızı ve kariyerimizi farklı farklı şekillerde etkileyeceğini söylemek gibidir. 


Büyük kısmı sudan oluşan vücutlarımızın ses yüzünden katı cisimler gibi rezonansa girmeyecek olması bir yana, herkeste farklı boyutlarda olan pankreasın ya da böbreğin aynı frekans ile iyileşeceğini varsaymakta oldukça komik.


Yalnız şunu söylemekte yarar var. Etraftaki tüm akışkan maddeler(sıvı, gaz, toz tanecikleri) sese göre şekil almaktadırlar. Bu sebeple örneğin bir osilatör ile cisimlerin harmoniklerine denk gelen dalgalar verildiğinde, üzerlerinde bulunan toz taneleri düzenli şekiller ortaya çıkarıyorlar. Buna fizikte "duran dalga deseni" deniyor ve cisimlerin titreşimleri sırasında üzerlerinde gidip gelen dalgaların tepe noktaları ile çukurlarının üstüste denk geldiği noktalarda toz taneciklerinin toplanması ile oluşuyor bu düzenli şekiller. Fakat bu frekansların mutlak bir anlamı olduğunu düşünmek saçma olurdu çünkü cismin fiziksel&kimyasal özelliklerine göre değişen frekanslar tamamen.


Horowitz ayrıca 528 Hz'lik ses dalgasının iyileştirici elektronlar ürettiğini iddia ediyor.(what the fuck?) Fakat ses sadece titreşim sebebiyle oluşan dalgalardır ve elektron üretmez. Üretseydi bile bunun faydadan ziyade zarar getirme ihtimali çok daha yüksek olurdu. (Bkz: Beta Radyasyonu)


İnsanlar mistik şeylere inanmak istiyor. Anlayamadığım şey, bu adamların bilimsel terimleri oldukça alakasız ve saçma şekillerde kullandığını insanların sezememesi. Yani Japon animelerindeki çakra kelimesi, belirli el hareketleriyle büyü yapmayı ne kadar mantıklı kılıyorsa, bu heriflerin gelişigüzel kullandıkları bilimsel kelimelerde iddialarını o kadar mantıklı kılıyor. Aradaki benzerliği görebilmek için illa bilim adamı olmaya gerek yok bence.


Göz atmak isteyenler Leonard Horowitz’in kaynak gösterdiği ve muhtemelen bilerek çarpıttığı derleme makaleyi şuradan okuyabilir. Bilerek diyorum, çünkü Harvard'ta master yaptığını düşünürsek muhtemelen bunları bilerek yapıyor ve insanlara duymak istedikleri şeyleri nümeroloji ile sunarak yoluna bakıyor. :) New Age sahtekarları bu tip yalan vaadlerle iyi para kazanıyorlar. Stratejileri biraz ironik olsada; bilime uzak ve batıla yakın insanlara bilimsel bir izlenim vermek. Metin Hara'da onlardan biri mesela.


Fizik bize son yüzyılda evrenin hiç bir metafizik hikayeye ihtiyaç duymayacak kadar büyülü bir yer olduğunu göstermiş olsada, insanlar bilimden bir haber şekilde hayaller aleminde yaşamaya devam ediyor.. Fakat bu durumun değişmesi er ya da geç kaçınılmaz bence. Çünkü hiç bir işe yaramayan sahte bilimin vaadlerini test etmek ve boşa çıktığını görmek uzun sürmüyor. Günün sonunda elimizde kalan tek güvenilir bilgi, temel bilimlerden oluk oluk akan ve mühendislerin hayatımızı kolaylaştırmak için ancak küçük bir kısmını kullanabildiği bilgi. Bunu elbet birgün tüm insanlık anlayacak..


Yorumlar

  1. Faydalı bir yazı, teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. metin hara en azından yüksek titreşimi ile adriana limayla aşk yaşadı.sen what the fuck demekle kaldın.parapsikolojiye giriş kitabı okusan ne kadar şaşırcan kimbilir.dinleyenlerin yorumlarını gördün mü?sen kimsin de milletin düşünce gücünü sabote etmek senin neyine.bu blog kimin nereden bilim adamı oluyon ?gerçek bilim insanı sabotaj yapmaz ve kanıtlar

      Sil
    2. milletin düşünce gücünü sabote etmek nedir ya :d akademik literatür taraması yapmak için bilim adamı olmaya gerek yok ki tatlım. ayrıca neyi kanıtlıyım? iddia sahibi bu titreşimlerin gücü safsatasını atan kişi, onun kanıtlaması lazım ama adam basenden sallamış tamamen. iyileştirici elektron ne amına koyım. :d sen git parapsikolojiye giriş kitabını oku evlat bu blog sana göre değil.

      Sil
  2. Millet foton kusagina girdi surda okuyup zaman kaybettigim sacma sapan yaziya bak

    YanıtlaSil
  3. Küfürle cevap vermiş, kültürlü demekki...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder